DUYURU
2008/125
Gelişen Dünyamızda Enfeksiyon Hastalıklarının kontrol edilmesi, hastalıkların tanı ve tedavisindeki gelişmeler, çevresel karsinojenik faktörlerin artması, modern tanı kolaylıklarının gelişmesi, ortalama yaşam süresinin uzaması ile kanser ve kansere bağlı ölümler çağımızın önde gelen sağlık sorunlarından biri olmuş ve önemi artmıştır. Kanserin görülme sıklığı ve ölüm nedenleri arasında ön sıralarda yer alması da topluma getirdiği sosyal ve ekonomik yük nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunu olarak gündemdeki yerini korumaktadır.
Hesaplamalara göre tüm Dünyada bir yıl içinde belirlenen kanserli hasta sayısı 10 milyon, kanserden ölecek kişi sayısı ise 6 milyon kadardır. DSÖ Avrupa Bölgesi Sağlık 21 hedefleri arasında kanserin önüne geçilebilmesi için “21.yüzyılda Herkes İçin Sağlık” hedefleri arasında 65 yaşın altındakilerde kanserlere bağlı mortalitenin ortalama olarak en az %15, akciğer kanseri mortalitesinin ise %25 oranında azaltılması hedefi bulunmaktadır.
Günümüzde kansere neden olan faktörlerin başında tütün kullanımının ilk sırayı aldığı görülmektedir. Halen kalkınmış olan ülkelerde sigara kullanımının kısıtlanması sonucu sigaraya bağlı ölümlerde yıllık %2 azalma görülürken, ülkemizde sigara kullanımı sonucu sigaraya bağlı ölüm oranı yıllık %6 artış göstermektedir.
2006 yılında yürürlüğe girecek “Dünya Tütün Kontrol Sözleşmesi” ile sigara kullanımının önlenmesi konusunda önemli yaptırımlar gündeme gelecektir. Bakanlığımıza bağlı tüm Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında “4207 sayılı Tütün ve Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun” gereği kapalı alanlarda sigara kullanımının önlenmesi gerekmektedir.
03.01.2008 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen 5227 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 3. maddesi ile değiştirilen 4207 sayılı Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi hükmü yayımı tarihinden 18 ay (03.07.2009 tarihinde), diğer hükümleri ise yayımı tarihinden 4 ay (03.05.2008 tarihinde) sonra yürürlüğe girecektir.
Tütün ürünleri; Kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında, Koridorları dâhil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birden çok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlar hariç) binaların kapalı alanlarında, Taksi hizmeti verenler dâhil olmak üzere karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu taşıma araçlarında, Okul öncesi eğitim kurumlarının, dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dâhil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının, kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık alanlarında, Özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerde tüketilemeyeceği kanun maddesi ile sabittir.
03.01.2008 tarih, 2007/120 sayılı duyuru metni ile personellerimize tebliğ edilen ve bire bir uygulama disiplinine sokulan ISBN 978-9944-196-02-4 numaralı İnsan Kaynakları Yönetiminde İş Hukuku Uygulamaları adlı 354 sayfalık eserimizin, 22.05.2003 tarih 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre; Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi başlıklı 22.maddesi kapsamında; “İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17. ile 21.madde hükümlerine göre dava açabilir. Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.” denilmektedir.
Mamafih; 03.01.2008 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen 5227 sayılı kanunun hükümlerinin aynen uygulanabilmesine bütün personellerimizin azami desteği ve katkıyı sağlamasını rica ederiz.
|